Bugün pek sevgili mafizim, neden yeni post yok diye sormuş, sanki nedenini bilmezmiş gibi. Son üç gündür yorgan döşek yatan rot kulunuz kafasını yeni yeni dik tutabilmeye başladı, bu nedenle de sizleri burada bir süredir postsuz bıraktı. Geçtiğimiz günlerde son derece sağlıklı beslenmeme, vitaminlerimi eksik etmememe ve sporumsu faaliyetler göstermeme rağmen nasıl bu kadar hastalandım anlayabilmiş değilim. Önce boğaz ağrısı ve halsizlik, ardından ateşle bedenimi ele geçiren gıcık mikroplardan biraz olsun kurtulup, mafizimim yorumunu görünce mini bir post yazmaya karar verdim.

32 yaşında daha önce defalarca ateşlenmiş, ateşlenmiş insanlara bakmış biri olarak, dün ateşim çıkarken yaptıklarım (kaloriferin derecesini artırmak, kat kat giyinmek ve gidip yorgana sarınmak) ateşin beynimizi nasıl etkilediğini merak etmeme neden oldu. İnternette yaptığım araştırmalar genelde aşırı yüksek ateş ve beyin hasarı üzerinde duruyordu. Sonunda bir kaç ufak bilgi kırıntısına ulaşabildim: Ateşlenmek kişide halsizliğe, depresyona, uyku haline, iştahsızlığa, acıya hassasiyetin artmasına ve konsantrasyon bozukluğuna yol açıyormuş. Eh bu kadarını size ben de kendime dönerek söyleyebilirdim. Ateşi düşürmek için de soğuk ıslak bezle kompres, ılık duş, sirkeli suyla kompres gibi yöntemler öneriliyor. Yazıların çoğu, ateş vücudumuzun mikropları fırınlama yöntemi olduğu için o kadar da kötü bir şey değildir denerek bitiriliyor.

p.s. bu postu aslında geçen hafta perşembe yazdım, ama sonra bir şeyler eklemek için göndermedim. şimdi bakınca canım ekleme yapmak istemedi, böylece gönderiyorum.

Comments (1)

On 13 Aralık 2010 06:35 , d. dedi ki...

canımmm umarım vücudun bütün o mikropları güzelce fırınlamış, afiyetle yemiş bitirmiştir ve artık kendini çok daha iyi hissediyorsundur. geçmiş olsun, bir daha da gelmesin :-)