Liste yapmayı çok seviyorum evet. Seviyorum elimde değil (çoooook, seviyorum ah nedeeeennnn). Bu akşam pek sevgili dilenk bizdeydi ve hep beraber monopoly deal oynuyorduk. Tatilde mafizimle manyaklar gibi durmadan oynadığımız bu oyunu İstanbul ahalisine yayma çalışmalarımız bünyesinde gerçekleştirdiğimiz gecede elbette bir takım zararlı abur cuburlarda bulunuyordu. Ağzımdaki katır kutur seslerin arasında kendi düşüncelerimi de bir şekilde duymayı başardım ve işte buyrun:

Abidik alışkanlıklar listesi:
1. Kahve-kaşık sorunsalı: Biraz takıntı, biraz batıl inanç bir durum. İçinde kaşık olmazsa kupadan bir şey içemiyorum. Özellikle de kahve de çok zorlanıyorum. Tadı güzel olmuyormuş gibi geliyor. Eksik ve tuhaf hissediyorum.

2.Soda-abur cubur sorunsalı: Cips, çekirdek, fıstık vs. yerken yanında ya da sonrasında soda içmezsem huzursuz oluyorum, içersem de vicdanım oldukça rahat oluyor. Soda asitli ya, sanki sodanın asidi bu tarz yiyeceklerin gereksiz kalorilerini eritecekmiş gibi bir inanca sahibim. Cipsi yersin, sodayı içersin, kaloriler erir, kilo almazsın. Oldu canım!

3. Nazar kombosu: Nazar konusunda takıntılı bir insanım evet. Bu yüzden nazar olasılığı olan durumlarda nazar kombosu yapıyorum. Önce bir kulağımı müççük diye çekip tahtaya vuruyorum. Sonra diğerini müççükleyip dişimi vuruyorum. Daha sonra dilimi ısırıyorum. Eskiden son olarak iki elimde sırayla popomu kaşırayak "Gözü g.t.me" de diyordum -aile büyüklerinden pek sevgili Eva yengenin bir öğretisi-. Bu son kısmı iki üç kere popo üstü yere yapıştıktan sonra bıraktım. Neme lazım.

4. Peynir: Her yemeğin yanında peynir yiyorum. Sofrada peynir olmadığı zaman huysuz ve huzursuz olup pislik çıkartıyorum, su samurlaşıyorum.

5. Otobüste yer bulmaca: Dolu görünen otobüslerde yer bulduğum zaman kafamı yukarı kaldırıp kozmik güçlere teşekkür ediyorum. Unutursam bir daha ki otobüs yolculuğunda yer bulamayacağımdan korkuyorum.

6. Palyaço: Bir günden fazla kalacağım yerlere gittiğim zaman mutlaka yanımda minik bir palyaço götürüyorum, onu da başucuma konduruveriyorum. Yoksa uyuyamıyorum, altın kafese koyuyorlar, ah vatanım diyorum.

Evet, yarın sabah işte kahvenizi içerken eğlenin diye gene yemedim yedirdim, giymedim giydirdim, uyumadım uydurdum. Esen kalın.

Comments (4)

On 21 Ekim 2010 07:47 , melisa dedi ki...

yeni bişey daha öğrendim hakkında.. bil bakalım hangisini bilmiyordum.

 
On 21 Ekim 2010 12:17 , Gorg dedi ki...

su samurunu seviyorum. 12den sonra pislik çıkarmasına hastayım. Bir de blogun tepesindeki kırmızı balıklar keşke mouse hareketlerimi takip etseler.

 
On 21 Ekim 2010 14:20 , veronica dedi ki...

boncuklara bayıldımmm

 
On 25 Ekim 2010 02:25 , rot dedi ki...

hihihi yirim sizi ben